
Bugün (27 Ocak) Salinger’in vefat yıldönümü. Yaşamını fiziksel olarak yitireli tam iki sene oldu. Salinger şüphesiz okuyucularda ayrı bir tat bırakmış, her ne kadar kınansa, küçümsense de edebiyatın apayrı tatlarından olmuş birisi. Şu ne kadar doğru: ‘ ‘Oku. Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı keşfet, ister ilk kez olsun, ister yirminci kez. Dokuz Öykü’yü, Franny ve Zooey’i, Yüksekltin Tavan Kirişini ve Seymour’ı oku. Salinger’in eserlini onlara derinden gömülü olan yazarın anısı için yeniden deneyimle. İnsan Salinger gitmiş olabilir -bu neden dünya daha bir boş yer- ama o, yarattığı sayfaları içerisinde her zaman yaşamaya devam edecek ve sanatı aracılığıyla bugün de yarın da, New York bulvarlarında yürüdüğü ve New Hampshire ormanlarında hezindiği kadar canlı kalacak.”
Salinger’e saygıyla.




Ocak 27th, 2012
Beynunet 



Bir habere göre Ankara’daki bir Anadolu lisesinde önerilen kitap ‘sakıncalı’ bulunarak; ”Bizden olmayanı neden okuturlar ki?” şeklinde karşılık görerek, tahkikat başlatılmış. Sormadan edemiyoruz, edebiyatın ilk gayesinin sanat olduğunu ve sanatın tüm insanları kapsayan ama insanların ‘yapacak daha önemli işleri’ olduğundan bir türlü anlayamadıkları konuyu yani ‘insanlığı’ barındırdığını ‘sakıncalı’ şekilde tuhaf söylemlerde bulunanlar bilmezler mi? Bilmezler de böyle konuşurlar diyoruz..
Kitabın Fransa’da yayımlanmasıyla hayli ilgi gördüğünü söyledikten sonra asıl merak edilen okuyucuların yorumlarına değiniyoruz. Burada Fransız okuyucuların kitap hakkında seçme yorumlarını sunmaya çalıştık. Genel bir kanı için faydalı olduğunu düşünmekteyiz.
128 yıl önce bir postanede taslakları kaybolan ve ardından Sherlock Holmes‘un yaratıcısı Arthur Conan Doyle tarafından hatırında kalanlarla tekrar yazılan ve 2004 yılında bir özel koleksiyon’da müzayede sırasında ortaya çıkan yazarın ilk romanı “The Narrative of John Smith” satışta. Yapılan yorumlar yazarın ilk kitabı olması münasebetiyle Sherlock Holmes’a dair ‘ilk’ bilgilerin dolayısıyla da doğumunun bilgilerinin yer aldığı yönünde.























