Â

JC-Grange'nın kötülüğün derinliklerini anlatmak istediğini söylemesi üzerine, kötülüğün anotomisi üzerine yazdığı ilk kitaptır. Fransa baskısı 5 Mayıs 2004 gerçekleşmiştir. Katilleri anlamak isteyen bir gazeteci ve dalgıç olan bir katil. İkisini birleştiren bir tek nokta var. Siyah Kan!
Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır.
Siyah kanla çizilmiş bir yol.
Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir!
Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.
Çabuk saklan, Baba geliyor!
Kitabın Gelişimi

Siyah Kan hayattan bıkmış ve yeniden küllerinden doğmak isteyen gazeteci Marc'ın kötülük ve cinnet üzerine yürüttüğü yazı dizisi olarak başlıyor. Marc kimi zaman Elisabeth olmaktan çekinmiyor tabi bunu yapmasında ki en önemli amaç Reverdi. Bir dalgıç sadece derinliklerde mi rahatlar? Yoksa bambular arasında da kendini deforme edebilir mi? Ve tüm bu siyahlığın arasında bir gök kuşağı olan Hatica.
Anektodlar

Kitap orjinal ismi olan 'La ligne noire'den değiştirilmeden 'Siyah Kan' adı altında ülkemizde yayınlanmıştır. Siyah Kan için film projesi 2006 yılında gündeme gelmesine rağmen şu an hala bir sır perdesi olma özelliğini taşıyor. InterSinema'nın yaptığı açıklamaya göre beyazperde'ye aktarılması kitap kadar başarılı olamayacağından dolayı geciktiği yönünde. Ve Siyah Kan kötülük üçlemesinin başıdır. Şeytan Yeminin sonunda geçen bir olay ile Siyah Kan arasında kolaylıkla bağlantı kurulabilir.
Marc Dupeyrat ve Grange
Â

Kitabı okurken akla takılan en belirgin sorulardan birisi, Marc'ın Grange olduğu yönünde. Pek çok kısımda bu tez güçlü gelsede Grange verdiği röportajda şöyle özetliyor; 'Pek çok yönde söylenti duydum kitapta anlatılan Marc'ın aslında ben olduğum yönünde. Aslında her yazar anlattığı kişilerden kendine bir pay çıkarır. Ama sonumun Marc gibi olmayacağı kesin.' Anlaşıldığı üzere Marc ve Grange arasında bir bağ olduğu yönde. Zaten yaptığı incelemeler (Kuala Lumpur, Malezya, İpoh) gibi kısımlardan Grange'nın başarılı bir araştırma yaptığı kesin.









Siyah Kan


