İlk baskı (Karton Kapak) Ekim 2005 - Dördüncü Baskı (Normal Kapak) Mart 2010




Sinopsis

 

Yer: Paris. Yıl: 1968. Henüz Mayıs Olayları başlamamış. Öngörü yeteneği olan genç bir kadın, parapsikoloji alanında uzman bir profesöre yakınlaşmanın yollarını arar ve bulur. Sonunda onun deneği olmuştur. Ancak çalışmalar sonucunda gördüğü kâbuslar onu şüphelendirir. Profesörü ve onun Zener projesi adını verdiği çalışmalarını araştırmaya başlar. Denek olarak kullanılan tek insan olduğunu fark eder. Bu çalışma aslında farelerle yapılmaktadır. Gizem işte bu noktadan itibaren çözülmeye başlayacak, heyecanın dozu da artacaktır.

 

Eskiz hali

GiriÅŸ

İnsanoğlu asırlardır hep bir merak içinde olmuştur. Bu merakı bazen cevaplanmış bazende doğal olarak cevapsız kalmıştır. İnsanlar üzerinde hep bir muamma olan psişik güçler ise hep dikkat çekmiştir. Zaten dikkat çekmeyecek gibi değil; insanların beyinlerini okumak, yaşanacak olaylara dair yorumlarda bulunmak ve daha ötesi duvarlar arkasını görmek. Parapsikolojide 'ESP' olarak geçen "extra sensory perception'' yani "duyular-dışı algılama", duyuların algılayamadığı paranormal algılamalara verilen isimdir. Bu noktada Karl Zener'den bahsetmek gerekiyor. Karl Zener, 1920'lerin ortalarında insanlarda var olduğunda ısrar ettiği 'ESP' güçleri ortaya çıkarmak için bir sistem geliştirdir. Bunun adı Zener Kartları idi.

Zener Kartları - 5 Sembol

Kartlarda semboller bulunmaktaydı; daire, artı işareti, üç dalgalı çizgi, kare ve yıldız. 25 tanesi bir desteyi oluşturacak şekilde dizaylanan bu kartlarda amaç basitti; ESP testine tabii tutulan kişi karşısındakinin elindeki kartı psikolojik olarak bulmaya çalışacaktır. Başarı sonucu denek kişinin “clairvoyance (katı cisimlerin arkasını görebilme)'' gibi yeteneklerini ortaya çıkaracaktır. Deneklerin her zaman 5 karttan yola çıkarak %20 şansları olmasına rağmen bu çoğu kez %20'nin üstüne çıkmıştır.


1960'ların sonunda Paris'te annesini-babasını bir kazada kaybetmiş bir kız yaşamaktadır. Bu kızın adı Sybile'dir. Tam bu sırada Paris kaynamaktadır zira 68 olayları olarak bilinen protestolar patlak vermiş ve ortalık son derece karışmıştır. Sybile ise kendi halinde bir kız ve tam anlamıyla hayatın anlamını bulmaya çalışmaktadır. Onu diğer insanlarından ayıran özellik ise parapsikolji türünde güçleri olmasıdır. Üniversitede gönüllü olarak parapsikoloji deneylerine katılır. Bu deneylerde üniversitenin paranormal alanında yetkili kişisi olan Profesör Bruner'dir.

 

Profesör, Sybile'i katıldığı deneylerden takip etmiş ve onun PSİ alanındaki güçlerinin farkına varınca onun peşine düşmüştür. Böylelikle Profesör ile üst düzey konularda deneylere başlanır. Fakat Sybile artan deneylerden şüphe duymakta fakat Profesör Bruner'a beslediği aşk ile her defasında dediklerini yapmaktadır. Fakat Prof. Bruner2ın çok daha büyük planları vardır ve onu sadece Paris'te basit bir laboratuvarda tutmak istememektedir.

 

Tahnitçiler ve Tokamak

Üç cilt halinde yayınlanan Zener'in Laneti'nin ikinci ve üçüncü kitapları. Tahnitçiler'de Profesöre olan aşkıyla Paris'ten kalkıp Doğu Bloğu ülkelerine geçen Sybile'in bu ülkelerde yaşadığı izlenimler aktarılıyor. Şimdi Sybile, hiç olmadığı kadar yalnızdır. Çünkü içinde bulunduğu ortamda onu kendisi için seven bir tek şahıs yoktur. Doğu bloğu ülkelerinde Sovyet Doktorlarının yaptıkları izlenimle Sybile, TK-15'e yani Tokamak'a alınmaya kabul görmüştür.

Tokamak için basılmuş pul

Tokamak, iyonize olmuş gazın bir manyetik alan içinde hapsedilmesine çalışan tutucu alandır. Bu sistemle ilk çalışmalar II. Dünya Savaşı yıllarına uzansada yayınlanan bildiri ile bu çalışmalar gizli ve zararlı olmayacağı ilan edilmiştir. Fakat Sovyetler Birliği 1956'da bu çalışmayı hayata geçirmiş ve gizli bir şekilde çalışmalarını yürütmüşlerdir. İşte serinin son kitabı 'Tokamak'ta Sybile, dev bir demirden örümceğin içinde bulunarak tüm bu olanlara son verme çabasındadır.

TK-15

Zira TK-15 tokamağı yaptığı deneylerde kimsesiz Şamanları kullanmaktadırlar. Sybile ise Moğolistan steplerinde Şamanlarla işbirliği yaparak özgürlüğüne kavuşma mücadelesindedir. (Bu da gösteriyor ki Taş Meclisi'nin -daha önce de söylediğimiz gibi- kitap üzerinde büyük bir etkisi olmuş.)

Son Olarak

Phillippe Adamov

Phillippe Adamov'un mükemmel çizgileri ve Jc-Grange'ın her zamanki dehası ile iyi ve sık işlenmiş bir kitap Zener'in Laneti. Çizgi Romanlara ülkemizde verilen destek anlamında Doğan Kitap'ın bu seriyi okuyuculara sunması takdir edilecek bir konu. Çizgi roman severler zevk, sevmeyenler ise çizgi romana başlangıç için Zener'in Laneti'ni sağlam kurgusu için okuyabilirler.